29 Ocak 2011 Cumartesi

Bir İbret Hikayesi-Tapınakta Yapılmaması Gerekenler

Geçen gün öğle arasından sonraydı sanırım,bi boşlukta can sıkıntıma yenilip;
arama motoruna şunu bul,eaah bunu bul diye tık yağdırırken avucumdakiyle
yönlendirile yönlendirile kendimi sanal müzede buldum.

Böyle huzursuz zamanlarda bazen bi oh dersin ya benimki de heeh aynen öyle oldu.
Öyle dolaşırken birden bu resmi gördüm

Ruhcan Akil'in 1994 yılında yaptığı bu resimde Lakoon iki oğlunu yılanlardan kurtarmaya çalıştığını görüyoruz ama ne görme arkadaş!

Açtığımda kalakaldım bi an bak bi an ordaydım
bildiğin dalgalar yahu ,o güç, çaresizliğin kaskatılığı, bildiğin adam oldum gözümü kısıp çenemi kilitlemişim ki hasar servisinden gelen telefonla irkildim,hemen araya çıkıp iki sigara çektim ki cam bina-metro-topuk-fön-oje moduna giriyim neyse olay o değil...
Lakoonu duydunuz mu bilmiyorum ama bugün size onu anlatıcam,
hadi iyisiniz bize böyle anlatanlar olmadı kıymetimi bilin..
Laokoon doğrusu buymuş bunu mu demek istediniz diyo o motor bana hıhı sensin sen deyip geçiyorum..

Laokoon hani şu bildiğimiz Truva Atı hikayesinin ilk kahramanlarından olmakta ama biraz daha farklı,

Laokoon Apollon tapınağında bir rahipmiş ancak bir gün şehvetine yenik düşerek tapınakta tanrıların huzurunda karısıyla al takke ver külah yok efendim öpücem öpücem dedim sanaaa ııh yapma yapma yahut onun kuşu kalkmaz kuşu kalkmaz yaptığı için tanrıları kızdırmış ama ne kızdırma!

Derken bunların zamanı da lut kavmini geçmiş malum bunların küçük prensleri de bi evli kadını düdükleyip kaçırınca bunlara avrat aldınız bi de atımızı alın diye tahtadan(( ki şu an temsili halleri apaçi liseliler tarafından özlü sözlerce bezenmiştir ki gördüm naro (nuri alço:) vardı ya höhhh))bi at yollanmıştı kadının eski sahiplerince.

At gelir gelmesine bunlarda içilsin şaraplar oynasın karılar oooh kafalar bi milyon tabi,bu atı tanrılardan hediye sayıp pek mesut olur daha bi coşarlar.

Eee rahip de bizim bu töbe dilim varmıyo Laokoon olunca boğa gibi bi boğayla bunu yollarlar deniz kıyısına atın olduğu yere,kurban etsin diye...

Lakoon yapmayın der bunu tanrılar göndermedii var bu işte bi iş bi dinleyin lan der abartır kargısını atın döşüne bi patlatır ahali şok falım reklamındaki agalar gibi aoooo...

Tok diye ses gelir bunun iki oolu da yanında baba baba mızıklanıyolar tabi bizimki bağırır boş la bu böyle at mı olur almayın der bunu içeri bi itoluitlik var der

vay sen misin diyen vayyy deniz sanki ayrılır ikiye yılanlar yılanlar dev gibi gelirler önce bu iki oğlanı sonra laokoonu

adam kuvvetlidir pes etmez bizim cüneyt arkın gibi ayakta ölür derken ahali şokk!! tabi hemen atı alırlar bu iblis cezasını aldı tanrının hediyesini almamak da neymiş hele vurmak pis laokoon adam diilmiş diye söylene söylene alırlar derken at; şehir uyurken uyanır ,içindeki yengeleri düdüklenen adamcıklar da bizimkileri düdükler şehir aynen mortttt...
Garibim bu laokoon da cenabetliğinden ölür kimseye de hık diyemez..
Durun içim sızladı.

14 Ocak 2011 Cuma

Aynaya Bakmak Gibi

derin susmalar dakikalara sğmak zorunda kalan sessizlikler.
Erkek dayanamaz yakalanan bi bakışla sorar
İyi mi böyle?
Kız gururludur belli ki çatlamış derini yine de söyler belki işte kuru bi belkiyle
Dediklerimi önemsemiyosan böyle olmak zorunda.
İyi der çocuk iyisi karşılık bulur bu kez
Susarlar.
öğle arası kalbinden vurulur,ben izlerim onlar üzülür,duyanlar da bi parça tebessümle bu yazıda kendini bulur belki:)

12 Ocak 2011 Çarşamba

Günden Önce ve Sonra

Of sıkıldım.
Sorun sende değil bende modundayım bu ara.
***
Para alıyorum ama yorulmuyorum dedikodu muhabbet çemberi daralıyorum,sıkıştıkça daha çok düşünüyorum.
***
Bir sürü şey duydum bir sürü şey söyledim ama en doğrusu bugün çıktı içimden.
Paylaşım da yok arkadaşlık da,bilirkişi takdirini onurlanmam gereken bi kelime grubuyla önüme serdi.
Akıllı mıyım?
***
Neden böyle olduğumu sordular sonra,bu halimi sevmemişler sanki.Eski ben-i geri istemektelermiş.
İçimden sordum da bunu onlara
Siz hiç beni gördünüz mü?
***
Düşünmek istiyorum dedim onlara usulca gitsinler diye yeşil yanıyordu bu sırada,bana ve benim gibilere üstelik yaşadığımız yerde de geç demekti bu bana ve benim gibilere.
Geçtik biz de, hala yeşildi, üretmek dedim belki işe yaradığımı bilmek istiyorum, yaşayan bi hayat istiyordum ve bunu bilsinler istedim cümlem turuncuya dönen ışıkla söndü.Sustum.
***
Yeşil yandı onlara ve yaşadığım yerde geç demekti bu. Ne istiyordun ki, evde oturmak mı döküldü hayatlarına her zaman yeşil yananlardan üstümüze.
***
Ben kırmızıya geçtim onlar yeşile, durdum ve düşündüm.

***
Akıllı mıydım ki ben, ya da onlar beni sahiden hiç görmüşler miydi ki?
***

11 Ocak 2011 Salı

Gün Üçlemesi-Bir Hayat Filmi

öğle arasına kadar dört saat hadi aç kapa hazırlan sıksan üç,
öğleden sonra da bi üç hadi oldu akşam derken bi üç de uyumadan önce ve
merhaba ertesi gün...